Tweetle

Geleceğin öncüsü...

Kişiliği

Bu başlık altında, gerek anılarla gerek kendi cümlelerimizle Atatürk'ün kişiliğini sizlere aktaracağız.

Zeki bir lider
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ilk Cumhurbaşkanı, Kurtuluş Savaşı'nın önderi ve Türk Ulusu'nu yeniden "muasır medeniyetler seviyesine" ulaştıran lider Atatürk, çok zeki bir insandı.
Şimdi sizlere bazı anılarla bu tezimizi kanıtlayalım.

Mustafa Kemal, kurulacak devletin şekli ile ilgili toplumun her kesiminden insanlarla görüşmeler yaparken sıra, mollalar, şeyhler ve din büyüğü geçinen kişilere gelir. Mustafa Kemal bunlara haber göndertip, gelecek hafta kendileriyle bu konuyu görüşeceğini ancak konuşmalarının bir temeli olarak katılacak olan herkesin ''Bakara suresini 288. ayetine kadar okumalarını rica eder.'' Toplantı günü gelip çattığında, Mustafa Kemal kürsüye çıkar ve sorar: -Arkadaşlar, buraya gelmeden önce hepinizden Bakara suresini 288'e kadar okumanızı rica etmiştim. Kimler okudu Bakara'yı 288'e kadar? Salondaki bütün eller istisnasız olarak bu ricayı yerine getirdiklerini belirtmek için havaya kalkar. Bunu üzerine Mustafa Kemal sözlerine devam eder: -Beyler işte, kuracağımız devletin neden din temeline dayanamayacağının açıklaması: Bakara yalnızca 286 ayettir.
 
İngiliz kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyarete geldiği zaman, Atatürk kendisine bir akşam ziyafeti vermişti. Ziyafetten önce: - "Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçı bulunuz!..." dedi. Ve nihayet bu sofra merasimini bilen bir zattan öğrenerek sofrayı o şekilde düzene koydular... Akşam kral sofraya oturunca kendisini kral sarayında zannederek memnun oldu. Atatürk'e dönerek: - "Sizi tebrik eder ve teşekkür ederim. Kendimi İngiltere’de zannettim" diyerek memnuniyetini bildirdi." Sofraya hep Türk garsonlar hizmet etmekte idi. Bunlardan bir tanesi heyecanlanarak, elindeki büyük bir tabakla birdenbire yere yuvarlandı. Yemekler de halılara dağıldı. Misafirler utançlarından kıpkırmızı kesildiler. Fakat Atatürk Kral'a dönerek: - "Bu millete her şeyi öğrettim, fakat uşaklığı öğretemedim!" dedi. Bütün sofradakiler Atatürk'ün zekasına hayran oldular. Atatürk garsona da "vazifene devam et" emrini verdi.
Halktan biri
Mustafa Kemal Atatürk, kimi çevrelerce jakoben olarak nitelendirilmiştir. Ancak bu iddialar doğru değildir. Cemal Granda(Atatürk'e 15 yıl hizmetkarlık yapmış biri) anılarında bizzat Atatürk'ün zaman zaman herkesten habersizce halkın arasında gittiğini belirtmiştir. Hayatını da enginlik içinde yaşamamıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında kullandığı ceketini emanet olarak almıştır. Devletin yaptığı her işin hala hesap verilecek şekilde belgelenmesini istemiş, bu düşünceyle de Nutuk'u yazmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında annesi ona maddi durumlarında sıkıntı içinde olduklarını mektupla yazınca, Mustafa Kemal annesine, evdeki halıları satmasını söylemiştir. Zaman zaman yatıyla sahile yanaşılmasını istemiş, halkla iç içe bulunmuştur. Yurt gezileri yapması ve bu gezilerden çok hoşlanması da bu yüzdendir.


Atatürk 1930'da bir yurt gezisinde.
 
Kitap sevdalısı
Hayatı boyunca
bilinen kadarıyla 3993 kitap okumuştur. Geriye kalan kitaplarını ya hediye vermiştir, ya da ödünç almıştır. Gençliğinden beri kitap okuma sevdası vardır. "Elime 2 lira geçtiğinde bir lirasıyla gider kitap alırdım." demiştir. Neredeyse her konuda kitap okumuş, notlar almıştır. Kütüphaneye bakan yardımcısı Nuri Ulusu'nun anılarına göre, bazen gecelerce uyumayıp kitap okuduğu olurdu. Ayrıca bir geometri kitabı yazmıştır. Arapça ve Fransızca ağırlıkta olan geometri terimlerine Türkçe karşılıklar türetmiştir. Kur'an'ı 6 yaşında Selanik'te hatmetmiştir.


Merhametli bir insan
Hastalığından dolayı atının öldürülmesi gerektiğinde ağladığı bilinmektedir. Vasiyetinde hem kendi çocuklarına hem de İnönü'nün çocuklarına maaş bağlanmasını istemiştir. Yakın arkadaşı Nuri Conker'in ölümü onu derinen etkilemiştir.

İdealist bir lider
Mustafa Kemal Atatürk, idealist bir liderdi. Onun idealizmi, yüksek vasıf ve kabiliyetlerine inandığı milletinin sonsuz hürriyet ve bağımsızlık aşkından kaynaklanıyordu. Mustafa Kemal'in en büyük ülkülerinden birisi de milli birlik ve beraberlik içerisinde vatanın bölünmez bütünlüğünü sonsuza dek yaşatmaktı. Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük ideali, milli sınırlarımız içinde milli birlik duygusuyla kenetlenmiş uygar bir toplum oluşturmaktı. Vatanı kurtaran, hür ve bağımsız Türkiye idealini gerçekleştiren Mustafa Kemal, yeni Türkiye'yi modernleştirmek amacı ile çağdaş medeniyet idealine yöneltmiştir. Atatürk'ün en büyük ideallerinden birisi de milletler arasında kardeşçe bir insanlık hayatı meydana getirmekti. İdeallerini gerçekleştirmek için çok çaba harcadı. Bu çabalarına örnek olarak 1934'te imzalanan Balkan Antantı, 1937'de imzalanan Sadabat Paktı gösterilebilir.

Açık sözlü bir insan
Mustafa Kemal Atatürk, doğru bildiği şeyleri açıkça söylemekten çekinmezdi. Şu sözleri bunun en güzel örneğidir: "Ben düşündüklerimi sevdiklerime olduğu gibi söylerim. Aynı zamanda lüzumu olmayan bir sırrı kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım. Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim.". Büyük adamları ancak büyük milletler yetiştirir. Toplumların büyük adamlara ihtiyacı en çok bunalımlı dönemlerde ortaya çıkar. Toplumları, bunalımlı dönemlerden ancak büyük liderler kurtarır. Mustafa Kemal Atatürk, bu özellikleri taşıyan çok yönlü bir liderdir. O, Milli Mücadele'nin önderi, Türk inkılabının hazırlayıcısıdır. Ayrıca birleştirici ve toplayıcı bir lider, büyük bir asker ve teşkilatçı bir devlet adamıdır. Bütün bu yönleriyle çağa damgasını vuran bir dahidir.


Disiplinliydi
Atatürk, bütün çalışmalarını bir plan dahilinde yapardı. Bir işe karar verdiğinde; bu kararı bütün yönleriyle inceler, en iyi sonucu alacak şekilde uygulamaya geçerdi. Mustafa Kemal, yapacağı inkılapları önceden düşünmüş, kamuoyunu bu değişiklikler konusunda aydınlattıktan sonra inkılaplarını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın planını, İstanbul'dan Anadolu'ya geçmeden önce yapmış ve bunu yakın arkadaşlarıyla tartışmıştı. Zamanı geldikçe düşündüklerini uyguladı. Uygulamaya başladıktan sonra hiç taviz vermedi. Bütün hayatı boyunca metotlu çalışmayı hiç bırakmadı. Önemli bir ülke meselesi olduğunda gece sabaha kadar uykusuz kaldığı, saatlerce çalıştığı görülmüştür.

Sanatsever bir lider
Mustafa Kemal, Türk toplumunun yüksek bir sanat yeteneğine sahip olduğuna inanıyordu. Mustafa Kemal döneminde, sanatçı yetiştiren okullar açıldı. Avrupa’ya öğrenci gönderildi. Mustafa Kemal, her fırsatta sanatçıları ve sa­nat eserlerini takdir ederdi. Sanat ve sanatçıyla ilgili görüşlerini dile getirerek özendirici bir rol oynardı. Onun bu konulardaki sözlerinden bazıları şunlardır: “Yüksek bir insan toplumu olan Türk milletinin tarihi bu özelliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.” Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hafta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr ola­mazsınız.” sözleri sanatseverliğini vurgulamaktadır.

Bazı yazılar alıntıdır, çoğu Kemalist-Yol'a aittir. Kaynak 1, Kaynak 2
Etiketler: Atatürk'ün kişiliği, karakteri, Atatürk     Okunma sayısı:  

Bugün 23 ziyaretçi Kemalist-Yol'daydı.
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=